FERRARİ'DEN REST


Perşembe, Mayıs 14, 2009 · Kategori: FORMULA 1

Dünya'nın önde gelen otomobil markalarından Ferrari, Formula 1 kurallarındaki değişikliklere yaptıkları eleştirileri üst noktaya taşıdı. Bir toplantı yapan Ferrari Yönetim Kurulu, toplantının ardından bir açıklamada bulunarak, F1 yönetimine rest çekti.

FIA tarafından 29 Nisan günü açıklanan F1 kurallarında yapılan değişiklikler karşısında Ferrari, Formula 1'den çekileceğini açıkladı. Özellikle 2010 sezonunda başlayarak, takımlara yıllık 45 milyon Euro'luk bütçe sınırlaması getirilmesine, başından itibaren tepki gösteren markalardan biri olan Ferrari yönetimi, dün yaptıkları toplantının ardından yazılı bir açıklamada bulunarak, söylemlerini daha da sertleştirdi.

Açıklamada, "2010'da teknik kurallar ve ekonomik parametreler dayatmadır. Ağır ve önemli kararların takımlarına danışılmadan keyfi alınıyor olmasından son derece rahatsızız. Bu durum değişmediği takdirde, şampiyonanın başladığı 1950'den itibaren yarışan tek takım olan Ferrari arabasını yarışlara dahil etmeyecek" ifadesi kullanıldı.

Ferrari, 27 Ekim 2008'de de bir açıklamada bulunarak, o dönem gündemde olan "tek tip motor" kuralının hayata geçirilmesi halinde yarışlardan çekileceğini açıklamıştı. Böylece son altı ayda ikinci kez FIA ve Ferrari karşı karşıya kaldı. Daha önceki reste "Formula 1, Ferrari olmadan da ayakta kalabilir" yanıtını veren FIA Başkanı Max Mosley'in bu kez sert çıkış yapması beklenmiyor. Nitekim geçen hafta Toyota ve Red Bull da aynı nedenle şampiyonadan çekileceğini açıkladı.

Yorum (yok) Yorum yaz!

EPİLEPSİ


Perşembe, Mayıs 14, 2009 · Kategori: HASTALIKLAR

Ülkemizde 700.000 epilepsi hastası bulunduğu tahmin ediliyor. Zamanında tanı konulması özellikle çocuklar için çok önemli. Çocuklar hem kendisini ifade edemiyor ve korkularını yansıtamıyor hem de eğitim hayatları bundan dolayı aksadığı için uyumsuzluk problemleri yaşıyorlar. Özellikle çocukluk çağında kısa süreli donuk bakışlar, çocuğun yaptığı işi bırakıp birkaç saniye boyunca boş bakması, bu sırada yalanma, yutkunma, ağzı şapırdatma hareketleri epilepsi işareti olabiliyor. Anadolu Sağlık Merkezi (ASM) Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Türker Şahiner, her 100 kişiden birinde görülen epilepsiyle ilgili soruları yanıtladı.

Epilepsi nasıl oluşur?

Beyin büyük bir elektriksel devre gibi çalışır. Epilepsi, bu devrelerin bir yerinde adeta kısa devre oluşması gibi anormal deşarjların açığa çıkmasıdır. Bu anormal elektriksel deşarj beynin hangi bölgesinde çıkıyorsa, beynin o bölgesiyle ilgili bulgular veren bir hastalıktır. Deşarj hareket merkezindeyse kol kasılabilir, hafıza merkezindeyse halüsinasyona neden olabilir, işitme merkezindeyse işitmeyle ilgili nöbete yol açabilir.

Hastalıkta genlerin rolü var mı?

Hastalığın kalıtsal bir yönü var ama bugünkü verilerle bütün genleri bilmiyoruz. Hatta kalıtsal olduğu bilinmesine rağmen aynı ailede her kuşakta görülmeyebiliyor. Dolayısıyla kalıtsal olduğuna eminiz ama her zaman kanıtlayamıyoruz.

Genetik olmayan epilepsiler hangileri?

Genetik olmayan epilepsiler yaşam içinde kazanılan (edinsel) nedenlerle oluşuyor. Beyindeki damarların yumaklaşması, balonlaşması, anevrizma gibi beynin normal yapısını bozan damarsal değişikliklerle olabilir. Ayrıca çeşitli nedenlerle küçük bir kanamanın beyin dokusunu bozup nöbet yaratması ya da tümörler olabilir. Şeker koması, üre koması gibi metabolik koma hali de beynin normal çalışmasını etkilediği için nöbetlere yol açabilir. Bunların dışında en sık edinsel neden, travmalardır. Geçirilmiş herhangi bir şiddetli kafa travması yaklaşık iki yıl sonrasına kadar epilepsi nöbetlerinin sebebi olabilir.

Küçük nöbet, büyük nöbet nedir?

Epilepside bilincin açık olduğu ya da bilincin tam olarak kapandığı nöbetler var. Bilincin açık olduğu nöbetler çeşitli duyumsama nöbetleridir. Bunlar görmeyle ilgili duyusal bozukluklar, işitmeyle ilgili duyusal bozukluklar, hareketle ilgili duyusal bozukluklar olabilir. Gözünüzün önüne çok canlı bir hayalin gelmesi, kaynağı belli olmayan bir müzik melodisi işitmeniz, kolunuzun birkaç saniye boyunca uyuşması, tutmaması gibi duyusal belirtiler olabilir. Bilincin kapalı olduğu nöbetleri tanımak daha kolay; hasta bilincini kaybeder, düşüp bayılır. Bazı hastalarda bilincin açık olduğu ya da kapalı olduğu nöbetlerin her ikisi birden olabilir. Yani aynı hasta hem duyusal bozukluklar hem de bilincinin kapandığı nöbetler geçirebilir. Hastalar bunu küçük nöbet - büyük nöbet olarak tarif ediyor.

Çocuklarda kısa süreli donuk bakışlara dikkat!

Çocuklarda epilepsi nasıl belirti gösterir, nasıl tanı konulur?

Epilepsi hastalarında en önemli sorunlardan biri özellikle küçük nöbetlerde (bilincin kapanmadığı) duyumsamaların iyi ifade edilememesidir. Bunlar çocukluk çağlarında başlı başına problemdir. Çünkü çocuklar hem ifade edemiyor, korkularını yansıtamıyor hem de eğitim hayatları bundan dolayı aksadığı için uyumsuzluk problemleri yaşıyorlar. Çocuklarda özellikle temporal lobdaki (şakak bölgesi) nöbetler çok zengin bulgular veriyor. Bu bölgeler işitsel ve görsel belleğimizin yer aldığı bölgelerdir.

Özellikle çocukluk çağında kısa süreli donuk bakışlar, çocuğun yaptığı işi bırakıp birkaç saniye boyunca boş bakması, bu sırada yalanma yutkunma, ağzı şapırdatma hareketleri, elleriyle ufak tefek kontrolsüz hareketler yapması, daha uzun süre nöbetlerde adeta birisiyle konuşuyormuş, hareketle karşılık veriyormuş gibi davranışlarda bulunması, anlatması gibi. Ayrıca hep aynı tip korkular yaşayan, geceleri sık sık çığlık çığlığa uyanan, okulda her şey normal giderken birden okul başarısı düşen veya başından beri okul başarısı hep düşük olan, sosyal uyum problemleri gösteren çocukların, epilepsi riskinin değerlendirilmesi açısından çocuğun nöroloji uzmanına gösterilmesi gerekiyor.

Çocuklarda yüksek ateşin epilepsiye yol açma riski var mı?

Temporal lob içinde "hippocampus" dediğimiz, bellekle ilgili faaliyetlerin yoğunlaştığı, denizatına benzeyen bir bölge vardır. Yüksek ateşli dönemlerde bu bölgedeki doku bozulabiliyor ve bu da epilepsi nöbetlerine yol açabiliyor. Rakamlara baktığımızda temporal lob epilepsisi, tüm dünyada çocuklarda ve yetişkinlerde en fazla görülen epilepsi tipi. Ancak ateşi yükselen, havale geçiren her çocuk mutlaka epilepsi hastası olur diye bir kural yok. Çocuklar epilepsi nöbeti olmaksızın da yüksek ateş sırasında kısa süreli bayılmalar yaşarlar, bazen kasılmalar olur. O sırada morarırlar, soluksuz kalırlar ve birkaç saniye sonra ağlayarak açılırlar, renkleri düzelir, kasılma geçer. Bunların bir kısmı masum olup epilepsiye dönüşmeyebilir ancak sık sık ateşli havale geçiren çocukların mutlaka çocuk nörologları tarafından görülmesi ve bazı ilaçlarla epilepsi açısından tedbir alınması gerekir.

Epilepsi tanı ve tedavisi nasıl yapılıyor?

Nöroloji servisine gelen hastalardan önce hastalık öyküsünü alıyoruz. Epilepsi bulguları varsa, beyin dalgalarını değerlendiren EEG çekiyor ve elektriksel deşarjların sayısını, biçimini kaydediyoruz. EEG ile epilepsi tanısı konulduktan sonra beynin elektriksel yapısını bozan nedeni saptamak için (beyinde yapısal bir anormallik olup olmadığı, damarsal anevrizma veya tümör gibi nedenlerden mi kaynaklandığının anlaşılması amacıyla) MR çekiyoruz. Epilepsi tedavisinde kullanılan ilk ilaç 1912’de geliştirildi, son 10 yılda onlarca ilaç çıktı. Yine de ilk yıllardaki başarı oranları fazla geçilemedi. Her üç hastadan ikisinde ilaç tedavisiyle epilepsiyi kontrol altına alıp, hiç nöbet geçirmeyecek veya çok az nöbet geçirecek şekilde tedavi edebiliyoruz. Maalesef son yıllarda eklenen ilaçlarla da iyileşme oranını 2/3 düzeyinden yukarı çıkaramıyoruz, başarı şansımız yüzde 70'ler civarında. O zaman ikinci, üçüncü ilacı ekleyip kombine tedaviler yapıyoruz. Fakat kombine tedaviyle de istenen oranda bir başarı alınamıyor ve başka sorunlar ortaya çıkıyor.

İlaçlar uyku hali, sersemlik, özellikle çocukluk çağlarında öğrenme güçlükleri, kilo alma, adet düzensizlikleri gibi hormonal bozukluklara varan yan etkilere sebep olabiliyor. Dolayısıyla ilaçlar da bir açmaza yol açıyor. Son yıllarda teknolojinin gelişmesi ve görüntüleme teknolojisinin ilerlemesiyle birlikte epilepsi cerrahisi ön plana çıkmaya başladı. Eskiden görüntüleme teknolojisi çok zayıf olduğu için beynin içinde epilepsi odağını aramak iğneyle kuyu kazmak gibiydi, şimdi daha kolay. Bu odağı biliyorsak ve ilaçlarla kontrol edemiyorsak beklemek yerine uygun vakalarda erken cerrahiyle hastalığı tedavi ediyoruz.

Yorum (yok) Yorum yaz!

Yeni Görünüm


Pazar, Nisan 26, 2009 ·

Merhabalar değerli ziyaretçilerimiz;

Şu sıralar sitemizde bir değişikliğe gidip yeni görünüme geçmiş bulunuyoruz.Eski görünümde yazılan yorumları okumak gerçekten çok güç oluyordu.Bu görünüm ile birlikte bu sorunun önüne geçtiğimizi düşünüyoruz.Bu konu hakkındaki görüş ve önerilerinizi belirtirseniz gerekirse farklı bir görünüme geçilebilir.

Selam ve sevgiler...

Yorum (yok) Yorum yaz!

Mestinon Piyasada...


Perşembe, Nisan 23, 2009 · Kategori: ILACLAR

M.G. hastaları Mestinon temin etmekte sıkıntı çekiyordu. Bu alanda M.G.hastalarına yardımcı olan Süleyman Keskiner adlı okuyucumuz Mestinon ilacı için Innovex firma temsilcisi ile temas kurmuştur. Sayın Keskiner'in affına sığınarak bu bağlantıyı buraya aktarıyorum.
Herkese acil şifalar...


Öncelikli olarak mail adresinizi http://eczane.blogcu.com/mestinon-draje-onko-ilac_11020351.html adresinden temin etmiş olduğumu belirtmek isterim. Gerçekten önem tasıyan zor bir rahatsızlığınız var, çok geçmiş olsun. Sizin için gerçekten gerekli bir ürün olan Mestinon'u çalışmaya başlayan bir tıbbi mumessil olarak size yardımcı olmak isterim. Ben Meda Farma firmasına bağlı olarak İnnovex'de çalışmaktayım. Mestinon artık bizler aracılığı ile piyasaya sürülebilecek ve bu hafta içerisinde eczanelere gönderimi yapmaya çalışacağız. Sizi bilgilendirmek istedim. Mail adresiniz dışında sizin hakkınızda herhangi bir bilgiye sahip olmadığım için daha fazla bir şey söyleyemiyorum. Gerekli görmeniz durumunda size yardımcı olmak isterim. Ben İstanbul Anadolu yakasında çalışmaktayım. Aynı bölgede isek Mestinon'a daha hızlı sürede ulaşmanız için yardımcı olmaya calışabilirim.
Tekrar geçmiş olsun dileklerim ile iyi günler diliyorum. Görüşmek üzere..

Sibel AYAN
İstanbul Anadolu Bölgesi TST
Innovex
Tel +90 212 2320800
Fax +90 212 2401764
Mob +90 533 9351269
www.innovex.com.tr

Yorum (yok) Yorum yaz!

Çin GP'sini Sebastian Vettel kazandı


Perşembe, Nisan 23, 2009 · Kategori: FORMULA 1

Formula 1'de sezonun üçüncü yarışı olan Çin Grand Prix'sini, Red Bull'un Alman pilotu Sebastian Vettel kazandı.

Çin'deki Şangay Pisti'nde yağmur nedeniyle güvenlik aracının arkasında başlayan ve 56 tur üzerinden yapılan yarışa ilk sırada (Pole position) başlayan Vettel, saatteki ortalama 155,481 kilometrelik hızıyla 1 saat 57 dakika 43.485 saniyede tamamladığı yarışta zafere uzandı. Geçen yıl İtalya Grand Prix'sindeki birinciliğiyle Formula 1 tarihinin en genç yarış kazanan pilotu ilan edilen Vettel, kariyerindeki ikinci grand prix galibiyetine ulaşırken, bu yıl katıldığı Red Bull'a da ilk yarış zaferini kazandırmış oldu.

Yarışta, Vettel'in takım arkadaşı Avustralyalı Mark Webber ikinci olurken, Avustralya ve Malezya Grand Prix'lerinin birincisi İngiliz Jenson Button da takımı Brawn GP'ye üçüncülük getirdi.

Brawn GP'nin Brezilyalı pilotu Rubens Barrichello, yarışın 4'üncüsü, McLaren Mercedes'in Fin pilotu Heikki Kovalainen de 5'incisi oldu. Geçen sezonun şampiyonu McLaren Mercedes'in İngiliz pilotu Lewis Hamilton ise 9. sırada başladığı yarışta, 6'ncılıkla yetindi. İki dünya şampiyonluğu bulunan Renault'nun İspanyol pilotu Fernando Alonso da 9. olurken, ilk 2 yarışı da puansız bitiren Ferrari'nin Brezilyalı pilotu Felipe Massa ise yarışı tamamlayamadı.

Markalar klasmanında, Brawn GP 36 puanla birinciliğini korudu.

Yorum (yok) Yorum yaz!

« Önceki ::